Kayıtlar

Kasım, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Her şey Güzel Olacak...

         Bu sefer ekonomi ve siyaset hakkında yazmayacağım. Kendimi anlatmaya biraz olsun içimi dökmeye ihtiyacım var. Hayatımın belki de en kısır dönemini yaşıyorum. Onca yıl okuduktan sonra bir şeylerin değişeceğini umuyordum; ama hayat erkende olsa bazı şeyleri görmeme vesile oldu.           Üniversiteden mezun olalı yaklaşık 5 aydır işsizim. İşsizim lafımdan gocunmuyorum, bu ülkede benim gibi milyonlarca insan var. Belki bugüne kadar çoktan iş bulmuştum fakat severek yapacağım ve bir ömür boyu idame ettirebileceğim ruhuma hitap eden bir iş aradığımdan hali hazırda boş geziyorum. Şimdi bana şunu diyenler olacak, su her zaman istediğin yönde akmaz o zaman  akıntıya bırak kendini yani bir yerden başla diyenleriniz vardır mutlaka...             O zaman şöyle izah edeyim. 2 yaşında bir kardeşi ve benden beklentisi yüksek olan bir ailem var. Bir yerden başlayayım diyerekten iş hayatına atıldığım an h...

Mutlu Olmak...

      Uzun bir aradan sonra başımı yastığa rahat koyacağım. İşsizliğim aklıma gelmeyecek, gelecek kaygım, askerlik, geçim sıkıntısı, kız meselesi koy g.tüne rahvan gitsin. Nedendir bilemiyorum ama mutlu olmamak için hiç bir sebebim olmamasına rağmen tutturmuşum idealist bir adam olma sevdası ömrümü heba ediyorum. Hayal ettiğiniz insan olmaya çalışmak içinizdeki insanı harcamaktır diye boşuna dememişler. Gençliğimin bu güzel günlerini bozuk para yapmışım azar azar harcıyorum.         Sahip olduğum güzelliklerin farkında değilim belki de. Her hafta birbirinden komik insanlarla bir araya gelip gülüp eğlenmemizin yanında çıkıp aynı sahada top koşturuyoruz. Yeri geliyor gülüyoruz yeri geliyor dertlerimizi paylaşıyoruz. Ama ne olursa olsun omuza omuza verip zorluklara göğüs geriyoruz. Üzerimizde ilkokul önlükeri, boynumuzda suluklar varken başladığımız bu yolda yıllar geçti. Yeri geldik yıllarca birbirimizden ayrı düştük, yeri geldik bir telefon uzaklıkta...

Sıcak Para; Ne Getirdi Ne Götürdü ?

    Sıcak para deyimini ekonomiyi takip edenler hatta takip etmese de ne zaman bir ekonomik dalgalanma veya çıkmaz olsa haber bültenlerinde duyanlarımız vardır. Hele de bu ülke Türkiye ise sıcak para deyimi bir kat daha önem arz eder. Sıcak paranın tam olarak bir anlamı yoktur ama genel kabul görmüş çevrimlerine bakarsak ; kısa dönemli spekülatif para girişleri veya aşırı dalgalanma anlamına gelmektedir. Bu açıklamayı yaptıktan sonra şimdi Türkiye için sıcak paranın ne anlam ifade ettiğini ve sıcak paranın neden bir ülkeyi tercih ettiğini anlatmak istiyorum.      Sıcak para içinde birkaç eylem barındırır. Özellikle Türkiye yıllarca yüksek faiz-düşük kur politikasını uyguladığından dolayı biz yıllarca sıcak paranın ülkeye girişini şu şekilde anladık: Yüksek faizden faydalanmak isteyen yabancıların bizim tahvillerimizi ve hisse senetlerimizi alması ve mevduat yatırması. Halbuki sıcak para bir ülkeye sadece yabancıların bu işlemleri ile girmez. Örneğin son yılla...

24 Ocak'tan 2001 Krizi'ne;Bugünün Türkiye Ekonomisi

       2012 yılını da geride bırakırken son günlerde açıklanan kritik rakamlar ve not arttırımından sonra Türkiye'nin son 10 yıllık performansı ve 1980 sonrası gelişen Türkiye ekonomisini üzerine kafa yormak geldi içimden.        1980 yılı malum 12 Eylül darbesi ile ülkemizde derin yaralar açılmıştır. Kimilerine göre ise bir yandan anarşi durdurulmuş bir yandan da 24 Ocak 1980 kararları ile Türkiye ithal ikameci politikalardan ihracatı teşvik edici politikalara geçiş yaparak ekonomi alanındaki zincirlerinden kurtulmuştur. Bu tarihten itibaren özellikle rahmetli Turgut Özal'ın başlattığı serbest ekonomi, liberal siyaset hareketi ile Türkiye'nin ufku oldukça genişledi. Son günlerde merhum Özal'ın ölümü araştırılmakta eğer zehirlendiği kesin olarak anlaşılırsa şu sonuca varabiliriz ki; birileri Türkiye'nin serbest pazar ekonomisine doğru şekilde entegre olmasını istemediğinden böyle bir siyasi komploya başvurulmuştur. Nedeni ise çok basit. Dış tic...

Siyasi Zıtlıklar Üzerine Kurulan Cumhuriyet

   Uğur Mumcu'nun çok güzel bir sözü ile giriş yapmak istiyorum. Der ki; "Bu ülkenin insanları bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oldular." Sanırım bu söz bugün bizim ülkemizde pek çok şeyi gözler önüne seriyor. Siyaset, ekonomi, futbol, iş hayatı o kadar rahat konuşulur ki Türkiye'de zannedersiniz ki konuşanlar bu konu hakkında master yapmış. Ben bu yazımda siyaset hakkında yapılanlara değineceğim.     Dünya'da ordu ile din arasındaki en tezat ilişki sanırım bizim ülkemizdedir. Düşünün ordumuza peygamber ocağı deriz; ama özel hayatta insanların inancına ve ibadetine karışırız. Dini eylemlerin çoğunu bir irtica olarak gören ordu bunun üzerine onlarca eylem düzenler. Düşünün irtica ile mücadele yani gericilik ile mücadele eden ordu bu ülkede iki kez darbe yapıyor. Yani irticayı bizzat yapan durumuna düşüyor. Türk insanı mücadeleci ruhunu büyümek ve gelişmek adına değil de kendi içinde bölünmek ve dövüşmek adına kullanmış bugüne kadar maalesef. Öyle insanlar var k...