Kayıtlar

Ağustos, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Büyük Hayaller, Küçük İnsanlar...

         Her sabah kalktığınızda hayatın ne kadar boktan olduğunu düşünüp, yatmadan önce aslında o kadar da kötü değilmiş heee diyenlerden misiniz? Her gece yatarken hayal kurarak başımı yastığa koyuyorum. Bazen o gün içerisinde yaşadığım güzel anıları tekrar canlandırıyorum zihnimde bazen de keşke olsa dediğim şeyleri...Hep pozitif düşünüyorum yani hikayenin sonu her zaman mutlu son ile bitiyor. Güzel bir eş, birkaç çocuk, bahçeli bir ev, bol kahkaha ve yüzünde kocaman gülümsemesi olan ben.           Belki kendi avutuyorum böyle yaparak ama ne yapalım. Hayat acımasız. Peri masallarındaki o sihirli çubuk birilerinin hayatına dokunup bal kabağını atlı arabaya çevirirken. Bizim gibiler de kaybolan tek çift ayakkabının peşinden koşup huzur ve refah dilenir. Ergenlikte yaşadığımız bir bunalım vardı ya hani. Aynaya her baktığımızda küfrettiğimiz, yüzümüzdeki sivilcelerden dolayı güzel kızların bizden hep uzak durduğu ve bebek suratlı arkad...

İSTİKRAR MI YOKSA İNTİHAR MI?

           Birkaç haftadır blogumdan uzak kaldım. Malum bu aralar Maliye Bakanlığı vergi müfettiş yardımcılığı alımı yapıyor bende şansımı deneyeyim dedim. Hayırlısı bakalım. Neyse bu birkaç haftada yazacak baya bir şey biriktirdim.             Gezi Parkı eyleminden sonra Türk ekonomisinde spekülasyonlar artmaya başladı. Özellikle borsadaki ani düşüş ve kurdaki yukarı doğru hareketlenme hükümet tarafından bu olaya bağlandı. Güçlü bir Türkiye'nin önüne kesme girişimleriydi bunlar. Evet bu konu hakkında oturup etraflıca düşündüğümüzde gerek siyasi gerekse ekonomik açıdan güçlü bir Türkiye Ortadoğu'da ileri dönük olarak tehlike yaratabilir. Hali hazırda Libya, Mısır, Irak ve Suriye'deki karışıklıklar devam ederken ve İran'ın batı dünyasına olan mesafeli tavrını göz önüne koyarsak Türkiye Ortadoğu'da liderlik koltuğuna oturabilecek önemli bir aday. Peki ülke olarak biz buna hazır mıyız? Ekonomimiz gerçekten iyi bir durumda mı yo...

DEDEMİN TORUNLARI

          Bir mübarek Ramazan Ayı'nı daha geride bıraktıktan sonra bayrama kavuştuk. Bayramla beraber birbirimize kavuştuk ailecek. Dile kolay 23 yıl aynı evde her bayram bir araya gelip, aynı çatı altında pişen yemeğe aynı sofrada kaşık attık. Çayımıza limon, muhabbetimize neşe kattık. Eski anıları yad ettik, aramızdan ayrılanları rahmet ile andık.           Yıllar geçtikçe dedemin kıymetini daha iyi anlıyorum. Allah başımızdan eksik etmesin, sadece onun varlığı sayesinde koskoca bir aile bir araya geliyor. Küslükler, dargınlıklar bir kenara atılıyor. Sofralar kuruluyor, geçmişin güzel hatıraları anlatılıyor. Klişeleşmiş laf vardır ya nerede o eski bayramlar...Evet nerede o eski bayramlar. Aklıma geldikçe içim parçalanıyor. Daha yürüyemediğim günlerde dedemin elinden bahçenin en tatlı eriklerini yerdim. Çimenlere ilk kez ayağımı bastığımda iki elimden dedem tutuyordu. Koşmaya başladığımda anneannemin el emeği göz nuru çiçeklerini ezi...