Kayıtlar

Aralık, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YOL'SU'ZLUK

        Yazının başlığı bana yıllar önce Salih Memecan'ın o meşhur karikatürlerinden birini hatırlatıyor. Öğretmen öğrencilerine soruyor: "Ödediğimiz vergiler bize ne olarak geri döner?" 3 öğrenci teker teker "yol", "su", "sluk" cevabını veriyor. Bu başlıkla beraber bu yazıda bir iktidarı anlamaya çalışacağım.          İktidara geldiği günden bugüne hep geçmiş ile hesaplaşma içinde olan başbakan, her zaman yaptığı icraatlar ile geçmişi kıyasladı. İddialarına cevap veremeyecek olanlara atıfta bulundu. Ama çok şükür tarih her şeyi bir kenara not ediyor. O yüzden soruya soru ile cevap vermeyi yeğlemek lazım. Keşke geçmişe gidebilme imkanımız olsa. İlk mecliste konuşulanları veya yaşananları görebilseydik.            Okumuş eğitimli gençlerini kurtuluş savaşında toprağa gömen Türkiye'yi düşünün, Kurtuluş savaşında vatanın dört bir yanını savunan kahraman Türk askeri ve milletini hatırlayın, elinde avucunda olanı...

Kapitalizmi Anlama(ma)k...

      Kapitalizmi anlama çabamıza devam ediyoruz. İktisadın babası olarak nitelendirilen Adam Smith'den bugüne doğru gelirsek dünya ekonomisi büyük bir kalkınma ve büyüme yaşadı. İşin ilginç tarafı son 20 yılda dünya genelinde Gayri Safi Milli Hasıla dört katlık rekor bir artış sağladı. Daha açık bir şekilde dile getirmek gerekirse Ronald Reagan ile Margaret Thatcher döneminin meşhur liberal politikaları; düşen vergi oranları, teşvikler, indirimler, büyüyen finans sektörü, artan rekabet ve küreselleşme kapitalizmin kasasını doldurdu.         Stephanie Charbbonier'in güzel bir karikatürü vardır. "Hırsızlık dediğin kapitalizmden önce de vardı. Evet ama işletme fakültelerinde okutulmuyordu." Kapitalizmin diğer sistemlerden en büyük farkı kâr yaratma mucizesidir. Eskiden bir ülke ne kadar altın ve değerli maden biriktirebiliyorsa o ölçüde zengindi. Artık bu zenginlik bankacılık sektörü ile destekleniyor.          Neden Sanayi ...

Belki Bir Gün...

Eskiden bir zamandı çok olmadı belki ama bana bir asır gibi. Her erkeğin hayatında keşke dediği kızlar vardır ya benimde oldu sanırsam. Arkadaş muhabbetinde birisi bana laf attığında bende önce ona haddini bildiriyordu. Benim yanımda iken her zaman güler, her zaman mutlu olurdu. Saftık o zamanlar heralde. Aşk, ihtiras, bir anlık zevk aklımızın bir köşesinde yoktu. Gülüyorduk, eğleniyorduk, mutlu olmaya çabalıyorduk tek derdimiz bunları paylaşacak birinin olmasıydı. Çok şey mi istedim diye sordum hep kendi kendime… Arada yanıma  yakışıklı çocuklar gelirdi. Benden tüyo isterlerdi onu tavlamak için. Her ne kadar onu sevsem de tüyoları verirdim çocuklara. Çünkü biliyordum küçük bir tüyo ile ayartılacak kız değildi o. Bu durum içten içe bendeki deli cesaretini de ateşledi. Belki de beni bekliyordur dedim kendi kendime. Neden olmasın. Hani kızların yakışıklı diyemeyip de ama sempatik dedikleri erkekler var ya. İşte o tarife uyanlardan biriydim ben.  Merdivenlerden birine çökt...

Ekonomik Büyümenin Alternatif Maliyeti

         II.Dünya Savaşı'nı izleyen 30 yıl için altın yıllar diyebiliriz. 1970'li yıllardaki OPEC krizi ve ortaya çıkan stagflasyon olgusu aynı zamanda Amerika'nın altın standardı sistemini terk etmesi ile beraber orta sınıf refah dönemi de sona ermiştir.           Günümüzde ülkeler ekonomik verilerde sürdürülebilir büyüme, artan dış ticaret hacmi, döviz rezervi ve düzenli sıcak para girişini sağlayacak politikaların peşinden koşuyor. Adil gelir dağılımı, fırsat eşitliği veya tüketicilerin borç düzeyi ile ilgili herhangi bir iktisatçı veya politikacı elini taşın altına koymuyor. Nasıl olsa ekonomik verileri anlamıyor sıradan vatandaşlar hatta politikacılar bile. Seçim dönemlerindeki çılgın projeler ile balık hafızalı halkın oyları çalınıyor, rakamsal olarak artan milli gelir ile borç stoğu örtbas ediliyor, enflasyon rakamları düşerken hanehalkını sepetine koyduğu gıda alımı azalıyor.             John F....

Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler...

          Pencereden yağan kara bakıyorum...Hergün aynı sokaktan evine aş, eşine aşk götüren onlarca insan geçiyor. Sıradan insanların basit hayalleri, büyük kumarları hiç bitmiyor. Mücadele ediyorlar çamurlu yollarda düşmekten korkmadan; çünkü kirlenmek güzel.            Efendi adam kendinden çok şey, başkalarından az şey bekler. Ne kadar efendi adamım orasını bilemeyeceğim ama kendimden çok şey beklediğim kesin. Fakat kendim için değil. Bir şeylerin geri gelmeyeceğinin farkındayım artık. Yanlış tercihler, deneyimsizlik bunların hepsi kardeşim için bir tecrübe oldu. Onlarca hayalimin arasından sadece birkaçına tutunabildim. "Yaşamak, kimseye muhtaç olmadan, eyvallah demeden yaşamak. Kendim olmaktan vazgeçmeden, sade ve sıradan bir hayat istiyorum." Belki birilerinin başarısını kıskandık, belki gereken ilgiyi göremedik. Kaçan fırsatlar her zaman bahanemiz oldu. Bazen bir kalpten içeri girebilmek için yıllarca bekledik. Hüsrana uğ...