Kayıtlar

Kasım, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Karamsarlık mı? Hadi canım sizde...

           Bu aralar etrafta olup bitenlere kulak kabartmasam da ister istemez duyuyorum bazı şeyleri. Bu çocuğun derdi nedir, böyle karamsar düşünceler ile nereye varmaya çalışıyor gibilerinden tepkiler almıyor değilim. Aslında her şey yolunda. Her sabah aynı saatte evden çıkıp 45 dakikalık metro yolculuğunda iki büklüm kitap okumaya çalışırken, ne kadar şanslı bir insan olduğumun farkındayım. Yükselen gökdelenlerin arasında iyi bir kariyer ve bol kazanç beni bekliyor belki de. 30 yaşıma doğru eğer evlenebilecek cesareti bulur veya bana evet diyebilecek kadar saf birini bulursam mutlu bir yuvam neden olmasın.               Karamsar değilim sadece aşırı sorguluyorum. İyi bir kariyerin tüm kapıları açacağı, fazla malın göz çıkarmayacağı, cebin dolduktan sonra gerisinin teferruat olduğu bir toplumda üzerime düşen maskemi takıp bana verilen rolü layıkıyla yerine getirmek. İşte tüm sıkıntı burada başlıyor. Medeniyetten zehi...

İnecek Var Durdurun Dünyayı...

Resim
               Yıllardır bir bunalım içindeyim. Fakat çok şükür içimdeki efkarı biraz yazarak, biraz okuyarak biraz da gülerek dağıtabiliyorum. Ayak uyduramıyorum durmaksızın değişen dünyaya. Teknolojinin hızına yetişemiyorum, peşinden koşacak da hevesim yok zaten. Her şeyi bir kenara bıraktım, cebimde akıllı telefon yok, ısrarla direniyorum. 24 ay taksitle alıp, göt cebimde taşıyacak kadar mütevazi bir insan olamadım. 17 yıllık emeğimin 45 katlı betondan bir plazada takım elbise giyerek sonuçlandığını görünce anladım. Kendimi özgür kılmak için verdiğim mücadele altın kafese girerek sonuçlandı. Her şeyden vazgeçmeye hazırım. Kariyerimden, para ile olan mücadelemden, sevebileceğim kızlardan...Fakat doğup büyüdüğüm şehre olan inancımı, sevgimi ve hayallerimi kaybedebileceğimi düşünmezdim.                  Her zaman semtime sahip çıktım. Kızdığım zamanlar olmadı değil, acımasız olan semt değil, zamandı....

Hayaller Dükkanı

Resim
              Yıllar önce serüven annemin Şeker Portakalı'nı hediye etmesi ile başladı. Okuldan sonra sokak aralarında top peşinde koşarken ,hayal dünyama futbol topundan başka şeylerde girmeye başladı. Bu zamana kadar sayfa aralarında geçti ömrüm, kitap ayraçlarının kenarlarına aldığım notları gülümseyerek hatırladım. Dertler kursağıma kadar geldiği her anda derin bir nefes almasını bildim. 2 yıl oldu okul biteli. 2 yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçti belki ama içine çok şey sığdırdım. Yüzlerce yeni kitap girdi ömrüme, tertibim dediğim onlarca askerlik dostum oldu, emeğimle kazandığım helal paranın hiçbir şeye değişilmeyeceğini öğrendim.                 Kendime yalan söylemeyi bir türlü beceremedim. Kimse sormadı bana ne istediğimi. Hep birileri örnek gösterildi. Küçük hayallerim büyük başarıların hep gölgesinde kaldı. Beni bilenler bilir, heyecan ile anlatırım aklımdan geçenleri. Yüzüm kızarır biraz, utandı...

Kardeşim Dila'ya...

           Bu hayatta hep yalnız başıma yürüyeceğimi düşünürken bir gün beklenmedik bir misafir çıkageldi evimize. Yeni hayaller kurduk, varolan sıkıntıları unuttuk yüzümüz biraz olsun güldü. Biraz olsun da üzüldük, kolay değildi. Dışarıda fırtınalar, yağmurlar ve soğuk; sizin elinizde küçücük bir fidan...İlgi ister, sevgi ister, elinden tutulsun ister.             Önceleri kendi geleceğimi düşünürdüm. 24 yıl nasıl oldu da geride kaldı diye bakıyorum arkama. Her zorluğun üstesinden bir şekilde gelmişiz. Parayı dert ettiğimizde hızırlar yetişti imdadımıza, hastalıkta şifa olanlar hep yanımızdaydı, sevincimizde sarılacağımız, üzüntümüzde omuzunda ağlayacağımız dostlarımız her daim arkamızdaydı. Hayatımın temellerini zor da olsa attım. Şimdi sıra kardeşimde.              Televizyonlar ve gazeteler bize kolay kazanılmış hayatları satıyorlar. Ben kardeşime kendi hayatını kazanması için yardım ...