Kayıtlar

Ocak, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bana Masal Anlatma !

       Gecenin geç saatleri, sokaklar bomboş iki arkadaş ağır adımlarla ilerliyoruz. Sesimiz gittikçe yükseliyor, ne olacak bizim bu halimiz diyoruz. Kah gülüyoruz, kah küfrediyoruz. Ama yine de yola devam ediyoruz. Bir gün kocaman adamlar olup evlilik hayalleri kuracağımızı düşünmezdik. Çünkü birbirimizi hep mahalle arasında top oynarken, kaldırımlarda oturup çekirdek çıtlatıp kola içerken hatırlıyoruz. Bizi biz yapan tüm değerlere, anılara savaş açmışız farkında olmadan. Hayattan tat alamamamızın sebebi bu olsa gerek.          Çok mu erken öğrendik bazı şeyleri diyorum kendi kendime. Hala alışamadım yeni kimliğime. Gittiğim her yerde mahallemin sıcaklığını arıyorum, yeni insanlardan kırk yıllık dostlarımın samimiyetini bekliyorum umarsızca. Mesai bitince koşarak geliyorum evime. Kalbimde yeni insanlara yer yok, sessizce izliyorum etrafta olup bitenleri.           Birer birer evleniyor sevip de açılamadığımız kı...

Pardon Bir Parça Mutluluk Alabilir miyim? Gazete kağıdına sararsanız sevinirim...

Resim
         Bini aşkın kitap ve yüzlerce filmden sonra 20'li yaş bunalımını atlatmaya çalışıyorum. Tam atlattım derken 30'lu yaş bunalımı ile karşı karşıya kalacağımında farkındayım. Şu genç yaşımızda ekonomik bir kriz ile mücadele etmek zorunda kalmadık, işsiz kalma korkusu bizi daha fazla tamahkar yaptı. Artık ucuz işlerde, büyük hayallerin peşinde koşuyoruz. Bizim buhranımız kendimizle. Her geçen gün daha üretken ve daha azimli olmak zorundayız. Yükselen binalar gibi hayat standartları da yükseliyor. Üst katlardan yerimizi almak zorundayız.           Jim Carrey'nin filmlerini her zaman hayranlıkla izledim. Güldürürken düşündürmek diye bir gerçek var ya. Bunu her zaman başardığına inanıyorum. Onca saçmalığın ve gereksiz uğraşlarının arasında hayatına bir anlam yükleyebilmesi her filminde karşımıza çıkıyor. Benim favorim tabi ki de YES MAN. Her ne olursa olsun hayattan zevk alamayan, mutluluğu Kaf Dağı'nın arkasında zanneden birisiyim. ...

Sonra dedim ki : Hayırlısı Be Gülüm...

       Koskoca bir yılı daha geri bırakırken üzüntülerimi halı altına süpürdüm, dostlarım her daim yanımda, ailem olmazsa olmazım, hayallerim ise ekmek arası; koparıp koparıp yiyorum. Yeni yıla iyi dilekler ile girmeyi bir kenara bıraktım. Düşler ülkesinde yaşamadığımızı kabullenmek gerek artık. Bu arada karamsar olduğum ile ilgili çokça yorum almaya başladım. Kusura bakmayın ama bunu diyenler beni ya hiç tanımıyor ya da laf olsun torba dolsun diye konuşuyor. İşin özü şu, her insanın başına gelebilecek bir durum tükenmişlik sendromuna yakalandım. Hani şu Hürrem Sultan'ın hastalığı...Her neyse herhalde zaman ile geçer çok da önemsenecek bir şey olmasa gerek.          Geçmişi her zaman özlemle anarım. 2014'te geçmişte kaldığına göre ne bıraktım diye düşünüyorum geride. Ömrümün 6 ayını sosyal bir deneye harcadım mesela. İleride torunlarıma anlatabileceğim askerlik anılarım oldu. Belki sokakta görsem selam vermeyeceğim adamlar ile aynı koğu...