Kayıtlar

Ocak, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

MADEM O KADAR ZEKİSİN NİYE MUTLU DEĞİLSİN?*

Mutlu ve doyumlu bir yaşam için ne gerekir? Evet basit bir soru ve Hint asıllı Amerikalı profesör öğrencilerine bu soruyu sorarak dersine başlıyor. Amacı farklı bir şey yapmak ama nasıl tepki alacağını bilmiyor. Ve sonucunda binlerce insanın kalbine dokunarak ortaya muazzam bir çalışmaya çıkartıyorlar.  Çok iyi sosyal ilişkiler: Eminim ki hepimizin yıllardır sürdürdüğü çok iyi arkadaşlık ilişkileri vardır. Çocuk iken aynı sıralarda oturduğumuz, sokakta beraber koşup oynadığımız arkadaşlarımızın düğünlerinde de oynayıp, çocuklarını kucaklarına almışızdır. Ben burada kendi adıma parantez açıp yıllar yılı bunları mümkün olduğunda az yapmaya çalıştığım için sosyal çevrem gittikçe daraldı. Bundan şikayetçi miyim? Sanırım değilim. Bir de iş arkadaşlıkları vardır ki; aslında üniversiteden mezun olduktan sonra ailemizden ve sevdiğimiz insanlardan daha çok yüzünü görüp, daha çok duygularımızı paylaştığımız insanlardır. Kimileriyle abi kardeş ilişkisi kurarsınız, kimileri ile ark...

Afrin'den Güneş Doğar...

Ülkenin siyasi kültürü ve bilgi seviyesi insanı ister istemez apolitize ediyor. 1980 darbesinden sonra Kenan Evren ve Turgut Özal'da bunu yapmaya çalışmışlardı. Fakat 68 kuşağı ve 80 darbesinin hatıralarını yaşayan insanlar buna izin vermedi. Halbuki bizim jenerasyon biraz farklı. 90'larda çocuk olduk. Pokemon ile azimli olmayı, Tsubasa ile hayallerinin peşinden koşmayı, Fred Çakmaktaş ile işinden koşarak çıkmayı ve Thalia'nın seri dizileri ile aşkı pembe dizilerden öğrenen bizler bugün toz pembe hayatımızın çıkmazlarını yaşıyoruz.  Afrin operasyonunun bende oluşturduğu ruh halini yazmak istiyorum. Bundan dört yıl önce askere gittiğimde Sivas'ta hava gece -18 dereceydi. Sivas'tan usta birliği için Tokat'a geçmiştim. Soğuktan yanmayı ve bronzlaşmayı orada öğrendim. Çok matah bir askerlik yaptığımı söyleyemem. O dönemler bankacıyım diye beni komutanların lojmanlarındaki süpermarketin başına geçirdiler. 5 ayda marketi dehşet kâr ettirdim. Mesaim günde 15 saat...

Her Şey Daha İyi bir Murat için!

 Yine bir pazar yazısı için oturdum koltuğuma. Bir hafta önce spora yazıldım. Evet nihayet ciddi ciddi kilo vermeye karar verdim. Sanırım bir süre tatlı maceralarına ara vereceğiz.  2018 yılının ilk altı ayı sanırsam benim hayatım için bir dönüm noktası olacak. Yüksek lisans tezimi bitirmem için son 30 sayfayı yazıyorum. Sevmediğim işimde hak ettiğim terfiyi bu dönem alacak gibi görünüyorum. Maddi açıdan borçlarım bitti ve düzlüğe çıkmış gibi görünüyorum. 28 yaşıma girmem için sayılı günler var.  Elimde okumam gereken onlarca kitap ve düzinelerce edebiyat dergisi birikti. Haftanın 4 günü spor yapıyorum. Bir yandan boş zaman yaratıp doktora için yabancı dil çalışmam gerekiyor. Acaba ağustos ayında istifa edip risk alabilecek miyim? Yarışmalara katılabileceğim veya yayınlayabileceğim bir şiir kitabım kenarda duruyor. 10 yıl boyunca yazdığım blog yazılarımı derleyip yayınlayabileceğim bir kitapta kenarda duruyor. Yeni bir hikaye şu an hafızamda yerin...

90'lara Selam Olsun...

    Bu aralar stres yönetimi ve kafaya takmama ile ilgili kitaplar okuyorum. Kişisel gelişim ve ona benzer kitaplar okumak yerine her zaman Bukowski ve Henry Miller okuyup alayına siktir çekmek işime gelmiştir. Fakat maalesef her insan evladı yer altı edebiyatından anlamadığı için sizi küfürbaz, öfkeli, sinirlerine hakim olamayan, stres ile mücadele edemeyen birisi olarak görebiliyorlar. O yüzden gittim Japonlar'ın nasıl mutlu ve uzun yaşadıklarına dair kitaplar okuyarak notlarımı aldım. Bir sike de yaramadı. Çünkü bu uzun yaşayan abilerimiz, ablalarımız köyde yaşamaya devam edip, teknolojiden uzak duruyorlar. Erken yatıp, erken kalkıyorlar. Sebze yiyip, yarı aç yaşıyorlar. Anlayacağız İstanbul'da Migros'un karşısında oturup, 41 katlı plazada sabah 8 akşam 6 mesaisi yapıp, kazandığımız paralar ile anca ev kirası ve kredi kartı borcu ödeyerek sağlıklı ve uzun yaşanmıyor.         Sabahın köründe kalkıp şirketin kurumsal spor salonuna gidi...