Belki Bir Gün Hayattan...
Odamın güneş ışıkları ile dolduğu huzurlu bir pazar gününden yazıyorum. Masamın üstünde Wallerstein ve Can Yücel okunmak için beni bekliyor. Sıcacık çayın buharları gözüme geliyor. Ve Cem Karaca arka fondan bana eşlik ediyor. Cuma günleri sistem eleştirisi yaparken, pazar günleri geçen zamanın muhasebesini yapıyorum genelde. O zaman başlayalım. Ülke ekonomisini insan bedenine benzetirsek şu an yüksek ateş ile hayatını idame ettirmeye çalışan bir ekonomimiz var. Çoğu insan durumun farkında değil. Gayet tabi normal. Çünkü insanlar günü kurtarmanın peşinde. Benzine litre başı yapılan kuruş zammın derdinde. Enflasyon %12'lerde iken memura yapılan %3 zammın peşinde. Özel sektör çalışanları misal ben alamadığımız terfinin, yeni yılda verilecek olan performans zammının peşindeyiz. Kısacası ülkenin yarısı yaşama ve geçim derdinde iken, diğer yarısı alıştığı yüksek hayat standartlarının her geçen gün göz göre göre düşüyor olmasının derdinde. Tipik Türk politika taktiği. Mutsuz in...