Tutamıyorum Zamanı...
Küçük bir çocuk iken babalarımız bize vakit ayırmak yerine kahvehanede ıstakalara taşları dizmeyi tercih ederdi. Şimdi o çocuklar kocaman adam oldu, babalarından bu kutsal görevi devraldı. Aslında yıllar geçtikçe anlıyorum. İnsan yolda bulduklarını , yola çıktıklarına tercih edemiyor. Aynı mahallede doğduğum çocuklarla hayal dünyalarımız farklı olabilir, siyasi görüşlerimiz de, kazandığımız para da zamanla değişebilir; fakat dört kişilik masanın etrafında bir araya geldiğimizde tüm derdi tasayı bir kenara bırakabiliyorsan , tavşan kanı çayın koyu deminde iki çift laf edebiliyorsan hayat her şeye rağmen güzeldir arkadaş. Fazlasını isteme, elindeki ile yetin. Mahalle kahvesine girdiğimizde sanki uzaklardan gelen akraba gibi karşılarlar sizi. Bir zamanlar kapı önüne atılmış iskemlelerde oturup meyve suyumuzu yudumlardık. Şimdi omuzumuza atılan eller eşliğinde giriyoruz içeri. Sanki en özel masa size ayrılmış gibi muamele ediyorlar. Oyun ortasında peşi sıra seyyar satıcılar giriy...