Kayıtlar

Aralık, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İyi Bir Çocuk Olursak Belki....

            Yarın yine sabah olacak , ben yine aynı hayalleri kuracağım. Tam 12 dakikada Marmaray'a gideceğim. Şanslıysam eğer 07:30 seferine yetişirim. İşe giderken metroda tam 17 dakika kitap okuyacağım. Metrodan işe yürüme mesafem yaklaşık 7 dakika...Ben o süre zarfında istifa edeceğim günü, hayalini kurduğum düzeni oturtacağım zamanı hayal edeceğim. Derken kendimi masa başında, stres dolu ortamda bulacağım. Bazen bütün koşullar uygun iken mutlu olamazsınız. Ben henüz o koşulları sağlayamadım. O yüzden bir nebze vicdanım rahat.               Toplum bize hep olmamız gereken insanı empoze eder. İyi bir eğitim aldıktan sonra, güzel bir diploma ile iyi para kazanacağımız bir işin hayalini kurarız. Bugüne kadar eğitim aldığım hiçbir hoca bana nasıl mutlu olacağımı öğretmedi. Nasihat veren kaç tane aile büyüğünüz var. Size örnek gösterilen abi her zaman çok para kazanandır.             ...

Ömür Dediğin; Umut etmektir...

Resim
Bir sabah uyanıp kafamı yorganın altından çıkardığımda olmak istediğim adam olacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum. Bir çalar saat sesi ile değil de; belki ezan sesi belki de kuş cıvıltıları ile uyanırım. Aynada yüzüme uzun uzun bakar, çarpık dişlerimle kocaman gülümserim kendime. Balkona çıkar elimde bir fincan çayım ile annesinin elini sımsıkı tutarak okula giden çocukları izlerim.  Dün geride kaldı , yarın henüz gelmedi. Ben bugünün telaşından akıp giden zamana direnemez oldum. Merak ediyorum ilk ne zaman hayaller kurmaya başladım. Ve bugüne geldiğimizde mutluluğu paylaşabileceğim, sıradan ve sade hayatıma renk katacağım günlerin hayalini kurmaya devam ediyorum. Ders çıkaracağım o kadar çok şey var ki: Mesela bir kız kardeş nasıl idare edilir. Tüm yaramazlıklarına rağmen gözlerinin içi ile size güldüğünde ne yapabilirsiniz? İşten yorgun argın geldiğinizde bırakın kendinize ayıracak vakti , o küçücük çocuğa nasıl vakit ayırırsınız.        Babamın bana...

Kafam Hafif Dumanlı...

Resim
        Uzun zaman sonra dertleşme isteği uyandı bende. Kendi kendime konuşayım derken baktım deli muamelesi görüyorum. O zaman kendi iç sesime buradan sesleniyorum. Beni dinleyecek adam yok değil; fakat derdimi anlayacak var mı orası meçhul.         Neyin peşinden koştuğumu ve bu amansız mücadelenin nerede biteceğini soruyorum kendi kendime. Ne olduğunu anlamadan ömrümün üçte biri rüzgar gibi geçti. Çocukluk hayallerim gerçekleşmeyen bir macera olarak geride kaldı. Ne zamana kadar sürecek bu maddi tatminsizlik derken, elimizde kalan maneviyatı da kaybetmişiz haberimiz yok. Pirince giderken eldeki bulgurdan da olduk iyi mi!   Bu yaşıma kadar hiç keşkelerim olmadı. Yaptığım her tercih , yapamadıklarımın ikamesiydi. Ve ben tercihlerime her zaman sahip çıktım. Futbolcu olamadım belki ama, yıllarca peşinden koştuğum futbol topu sayesinde aynı hayali kuracağım onlarca dost edindim. Çocuklarıma anlatacağım sayfalar dolusu zaferim var...

Özlemek...

Resim
Bir toprak kokusu doluyor ciğerlerime, Sabahın ilk ışıkları gözlerime vuruyor, Hasret duyuyorum geçmişe, Dedemin fırınında pişen poğaçanın kokusuna, Akşam üzeri esen rüzgarın esintisine, Çimenlere uzanarak kurulan hayallere... Bir gün sevdiğim insanlar taşıyamaz oldu emanet canlarını, Kurulan eşsiz sofralar eniştem olmadan kuruluyor, Anneannem kendisinden beklenildiği gibi sessiz sedasız gitti.. Sıra sıra giderken İlker'de giydi üzerine beyaz kefeni, En çok da o koydu zaten. Şimdi en zoru kaldığımız yerden devam etmek, Verilmiş sözümüz, edilmiş yeminimiz yok belki Bir gün tekrardan bir araya geleceğimiz günlerin özlemi var...                        

Talih Kuşu...

        Yine uzun uzun hayallere , bitmez tükenmez düşüncelere dalmışım. Eminönü iskelesinden anons yapılıyor. Koşar adımlarla yetişiyorum vapura. Şimdi denizin güvertesinden Boğaz manzarasına bakacağım ya, aldırma gönül aldırma. Sevda dediğin Yeşilcam filmlerinde kaldı.         Bir bardak sıcak çayı sıkıca kavrıyor ellerim. Rüzgara sırtımı dönüyorum; ısınmak için birbirine sokulmuş çiftler ,  koyu sohbete dalmış ihtiyarlar. Hayat güzel arkadaş , bir de şu geçim derdi boynumuza asılmasa.  Düşünün ki günümüz iyi geçsin diye saçımızı tam tersine tarıyoruz. Simidi koparıp koparıp , pudingi çay kaşığı ile yiyoruz. Tabi küçük şeylerden mutlu olduğumuz kadar , ipe sapa gelmeyen şeylerde canımızı sıkmıyor değil. Olsun biz yine de gülmeye, umut etmeye devam ediyoruz.           Bu yıl içimde farklı bir his var , o yüzden İstanbul'un dört köşesinden milli piyango bileti almaya başladım. Büyük ikramiyenin hayalini...

Atın Beni Denizlere...

Yolculuk buraya kadarmış ya, Belki bu kalemi son tutuşum, Hüzünle andığım dostlarımın arasına dönmeme az kaldı,  Hani bir söz vermiştik ya birbirimize, Beraber büyüdük , beraber yaşlanacağız diye,  Beraber güldük , beraber ağlayacağız diye... Şimdi beni sorarsan ben yine bildiğin o hayalci çocuk, Ders almadım senden sonra ölmeyecekmişcesine çalışıyorum, Kazık çakacağım ya bu dünyaya, Oysa hep derdik ya şiir tadında yaşamak vardı hayatı, Bir kafiye gibi uyumlu olan eşimizi bulacaktık, Yarım kalan cümlelerimizin sonunu mutlulukla tamamlayacaktık, Olmadı be çocuk senden sonra olmadı... Turgut Uyar diyor ya; düşünüyorum da biz büyüyerek çocukluk etmişiz diye, Hatırlıyor musun o erik ağacının altındaki salıncağımızı,  Dedemin böreklerini , anneannemin bahçesini, Senden sonra gitmek nasip olmadı ama ilk gidişimde sallanacağım.  Gökyüzüne bakacağım gülümseyerek,  Nasıl beyaz sayfaya ilk kelimeyi yazmak zor ise , bitirmek de bir...